
İlk olarak çıkış noktası Çin olan kivinin daha sonra Avrupa’ya yayılış tarihi 1847’dir. Türkiye’de doğal olarak kivi yetiştiriciliği henüz mümkün olmasa da seralarda kivi yetiştirme çalışmaları yapılmaktadır. Üzüm gibi asma ağacı üzerinde yetişen kivinin ağacı her yıl düzenli olarak yapraklarını dökmektedir. Ekim aşamasında kivi tohumları yaklaşık 5 metre aralıklı olacak şekilde ekilir.
Kivi asmaları gelişme aşamasında verimli bir toprağa ve bol sulanmaya ihtiyaç duyarlar. Genel olarak kivi ılıman iklim meyvesi olsa da asmaların filizlenmesi için soğuk havaya da gereksinimi vardır.
Kivi yetiştiriciliğinin yapılabileceği alanlar kışları ılık, yazları sıcak ve nemli yörelerdir. Baharda tomurcukların sürmesi ile birlikte oluşan genç sürgünler dona karşı çok hassastır. Kivi, derin ve süzek olan, kireçli olmayan topraklarda iyi sonuç verir. Ph'sı 5,5-7,6 olan topraklarda iyi yetişir.
Kivi fidanları sıra üzeri ve sıra arası en az 4 metre olmak üzere, 8 dişiye 1 erkek hesabıyla dikilmelidir. Kivi fidanı dikmek için, 40 santimetre derinliğinde, 50 santimetre genişliğinde fidan çukuru açılıp; üst toprak bir tarafa, alt toprak bir tarafa konulur. Üstten çıkan toprak bolca yanmış çiftlik gübresi ile karıştırılarak bir miktar çukura konur. Dikilecek fidana kök tuvaleti yapılır, fidanın ezilmiş, kurumuş, zarar görmüş kökleri ayıklanıp temizlenir, sonra fidan bombenin üzerine oturtulur. Fidan çukurundan çıkan alt toprak ile doldurulur. Toprağın köklere temas etmesini sağlamak için çiğnenmesi gereklidir. Dikim işi bitince fidanın yanına bir herek dikilerek fidan bu hereğe bağlanmalı tepe kesimi yapılmalı ve mutlaka can suyu verilmelidir.